İçeriğe geç

Kategori: Genel

Düşüncelerimi ve uzun yazılarımı bu bölümde paylaşacağım.

Hiç Eğitim Pazarlaması Olur mu?

Eğitim pazarlaması dediğimizde alana uzak olan bir çok kişinin tüylerinin diken diken olduğunu görür gibiyim. Eğitim ve pazarlama isimlerinin yan yana duruşu bile rahatsız ediyor herkesi. Oysaki pazarlama eğitimi dediğimizde anlam tamamen değişiyor ve normal bir hâl alıyor.

 

Peki biz bu derin konudan kendi konumuza geri dönelim. Eğitim pazarlaması dediğimizde aslında özel eğitim firmalarının tamamının sesini hedef kitlesine ulaştırmak ve aradıkları marka olduklarını göstermenin bir diğer adı her işte olduğu gibi. Peki eğitim pazarlaması için neler yapılmalı veya ne yapılırsa tam olarak sonuca ulaşılabiliyor. Çünkü bu alanda hizmet veren sadece özel eğitim şirketi statüsünde Türkiye’de 18.000’e yakın kurum var. Bu kurumların içinde üniversiteler, kolejler, anaokulları, sürücü kursları ve bunun gibi firmalar. Bunlarında dışında ise 5000’e yakın yetişkin eğitimi alanında hizmet veren eğitim danışmanlığı yapan firma var. Bu rakamların iç detaylarını aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.

Stres Hormonu ve Size Zararları

Kortizol herhangi bir stres durumunda böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormondur. Kan şekerinin yükselmesine neden olan glukokortikoid hormonları sınıfına dahildir. Stres li ya da hayati tehlikenin olduğu bir durumla karşılaşıldığında vücut kortizol salgılamaya başlar. Böylece vücudu tehditle savaşmak veya ondan kaçmak için hazırlar.

Farklı stres türleri vardır ve bütün stresli durumlar kan şekerinin yükselmesine neden olmaz. Fiziksel, duygusal ya da mental stres, hatta yoğun egzersiz veya aşırı düşük kalorili diyet gibi vücutta strese neden olan şeylerin hepsi kortizol hormonunun salınmasını tetikleyebilir. Modern hayat trafikten, yoğun iş mesaisine kadar sürekli stres kaynağı olduğundan, çoğu kişide kortizol hormonu seviyesi yüksek. Vücut stresli olay geçtikten sonra dahi, rahatlama tepkisi verip, denge konumuna gelme şansı bulamıyor. Çünkü başka bir stresli olay hemen peşinden geliyor.

Odaklanmak mı Algılamak mı?

Hazırlandığınız sınav süresince belki de en çok duyduğunuz kelimelerden bir tanesi odaklanmaktır. Hedefinize odaklanın, ders çalışmaya odaklanın, odağınızı hiçbir şeyin dağıtmasına izin vermeyin… bu örnekler çoğaltılabilir. Peki, gerçekten bu ifadeyi doğru şekilde mi kullanıyoruz? Odaklanma sözlük anlamı olarak “Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma” olarak geçiyor.

Üniversite Tercihi İlk Değil Son Tercihinde Olmayacak

Okul bitti, sınav bitti ve sırada hayatının geri kalanında seni temsil edecek üniversite tercihi  zamanı geldi. Sadece üniversite mi bir de bölümü var bu işin. Puanın, üniversitenin herhangi bir bölümüne yetse istediğin bölüme yetmez,  istediğin bölüme yetse istediğin üniversite olmaz. Hayatımız boyunca birçok tercih yaparız ve bu tercihlerin sonucunu iyi ya da kötü alırız. Yaptığınız tercihler mi? Arkadaş tercihi, okul tercihi ve bunun gibi birçok seçim. Şimdi yapacağın tercihi büyük resmi görerek başla istersen. Önce 25 yaşına, geleceğe gidelim.