Anne ve babalar için çocukları hiç büyümez, gözlerinde hep bebek olarak kalırlar ve bunuda sürekli olarak dile getirirler.Ama hep o gözlerinde çocuk olarak kalan yavrularından kaç yaşında olursa olsun büyük olgun haraketler beklerler.
Kortizol herhangi bir stres durumunda böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormondur. Kan şekerinin yükselmesine neden olan glukokortikoid hormonları sınıfına dahildir. Stres li ya da hayati tehlikenin olduğu bir durumla karşılaşıldığında vücut kortizol salgılamaya başlar. Böylece vücudu tehditle savaşmak veya ondan kaçmak için hazırlar.
Farklı stres türleri vardır ve bütün stresli durumlar kan şekerinin yükselmesine neden olmaz. Fiziksel, duygusal ya da mental stres, hatta yoğun egzersiz veya aşırı düşük kalorili diyet gibi vücutta strese neden olan şeylerin hepsi kortizol hormonunun salınmasını tetikleyebilir. Modern hayat trafikten, yoğun iş mesaisine kadar sürekli stres kaynağı olduğundan, çoğu kişide kortizol hormonu seviyesi yüksek. Vücut stresli olay geçtikten sonra dahi, rahatlama tepkisi verip, denge konumuna gelme şansı bulamıyor. Çünkü başka bir stresli olay hemen peşinden geliyor. (daha&helliip;)
Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacagina inandiririz kendimizi.Sonra cocuklar yeterince büyük olmadiklari icin kizar, onlar büyüyünce daha mutlu olacagimiza inaniriz. Bundan sonra, ergenlik donemlerinde cocuklarla ugrasmamiz gerektigi icin ofkeleniriz. Kendimize, cocuklarimiz bu donemden cikinca daha mutlu olacagimizi, yeni bir araba alinca, guzel bir tatile cikinca, emekli olunca, yasantimizin dort dortluk olacagini soyleriz. Gercek ise su andan daha iyi bir zaman olmadigidir.
Eğer şimdi değil ise ne zaman?
Hayatiniz her zaman mucadelelerle dolu olacaktir. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir. En sevdigim sozlerden biri Alfred D. Souza’ ya aittir. Der ki;
“Uzun zamandan beridir hayatin -gercek hayatin- baslamak uzere oldugu izlenimine kapilmistim. Fakat her zaman yolumun uzerinde bir engel, oncelikle erisilmesi gereken birsey, bitmemis bir is, hizmet edilecek zaman, odenecek bir borc oldu. Sonra hayat baslayacakti. Sonunda anladim ki bu engeller benim hayatimdi.”
Bu gorus acisi, mutluluga giden bir yol olmadigini gosterdi.Mutluluk yoldur, oyleyse sahip oldugunuz her anin kiymetini bilin ve mutlulugu, vaktinizi harcayacak kadar ozel biriyle paylastiginiz icin, ona daha fazla deger verin. Unutmayin, zaman hic kimse icin beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, Cocuklariniz olana kadar, Cocuklariniz evden ayrilana kadar, Ise baslayana kadar, Evlenene kadar, Cuma gecesine kadar, Pazar sabahina kadar, Yeni bir araba ya da ev alana kadar, Borclari odeyene kadar, Ilkbahara kadar, Yaza kadar, Sonbahara kadar, Kisa kadar, Maas gunune kadar, Sarkiniz soylenene kadar, Emekli olana kadar, Olene kadar…..
MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ ‘AN’ DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.
MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞİL, BİR YOLCULUKTUR.
“PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU İNSANDAN DAHA YUKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK İNSANİN BOYU HİZASINDADIR.”
Unutmayin
“YARIN KİMSEYE VAAD EDİLMEMİŞTİR”
Bu güzel Murathan Mungan’a ait yazıyı sizler ile paylaşmak istedim.