Dünyanın en değerli markası internette arama motoru Google oldu. Marka değerlendirme alanında faaliyet gösteren bağımsız kuruluş Brand Finance’ın “The BrandFinance® Global 500″ listesine göre, Google’ı ABD’den Mıcrosoft ve WalMart izliyor. Google, geçen yıl 2’inci sıradayken bu yıl ilk sıraya, dünyanın en büyük yazılım şirketi Microsoft ise 5’inci sıradayken 2’inci sıraya yükseldi. ABD’li perakende devi Walmart ise geçen yıl birinci sıradayken bu yıl üçüncülüğe düştü. Dünyanın en değerli 500 markası sıralamasında ilk onda ABD’den 9, İngiltere’den ise 1 şirket girdi. İngiltere’den listeye giren Vodafone 5’inci sırada bulunuyor. Geçen yıl en değerli markalar listesinde 3’üncü sırada bulunan Coca Cola bu yıl 16’ıncı sıraya, 9’uncu sıradaki HP 13’üncü sıraya ve 10’uncu sırada bulunan Toyota ise 14’üncü sıraya geriledi. İnternet piyasasında Google ilk sırada yer alırken, Yahoo 136’ıncı sırada ve Facebook ise 281’inci sırada bulunuyor. Dünyanın en değerli 500 markası sıralamasında Türkiye’den İş Bankası 493’üncü sırada yer aldı. İş Bankası’nın marka değeri 2,28 milyar dolar, piyasa değeri ise 19,2 milyar dolar olarak verildi.
Madem bu kadar uzun bir çalışma hayatı var karşınızda ve bu hayatın büyük bir bölümünü iş oluşturacak, o zaman seçeceğiniz şey mesleğiniz değil hayatınız. Nasıl bir hayat yaşamak istiyorsanız o minval de bir meslek seçmek veya uzmanlık alanında ilerlemek çok daha doğru olacaktır.
Üniversite bitmek üzere olabilir ve istemediğiniz bir bölümü okuyor veya zamanında daha az çalıştığınız için o bölümü okumuş olabilirsiniz ancak şunu unutmayın ki her şey bitmiş değil. Çünkü mesleği de bölümü de seçerken asıl olan seveceğiniz alanda olmak veya sevilecek bir noktasını bulmak olmalıdır.
Bu arada mesleği veya bölümü sevmekten herkesin kastettiği şey nedir tam olarak, önemli sorulardan bir tanesi de bu aslında. Bunu tarif etmek gerekirse tam olarak şöyle bir şey. Sana o konuda kimse bir şey yap demeden yaptığın, onunla alakalı bir şey olduğunda veya konuşulduğunda yüzünde güllerin açtığı, geceler boyunca hiçbir karşılığı olmamasına rağmen öğrenmek ve daha fazlası için uğraş verdiğin şey tam olarak. Okuduğun bölümü veya işini sevmek böyle bir şey. Aşık olmadan aşağı kalır bir yanı yok baktığınızda. Örneğin şu anda bölümü seçmiş öğrencilere dair karşılaştırma yapacak olursak,
Görsel İletişim Tasarımı : Seven: Kendiliğinden video çeker, montaj yapar, afiş tasarlar, projelere dahil olur. Sevmeyen: Hocası istemediği sürece bir şey yapmaz.
Hukuk Seven: Davaları takip eder, dosya okur, alacağı davalara ait kendi senaryolarını kurar. Sevmeyen: Sınava girer çıkar, mesleğe başlayınca öğrenirim der
Bilgisayar Mühendisliği Seven: Kendiliğinden farklı yazılımlara yoğunlaşır, proje yapar, hiç ihtiyacı yokken CRM yazar, portföyünü zenginleştirir. Sevmeyen: Okulda öğrendiği yazılımlar ile istenilen ders geçme projelerini tamamlar.
Siz hangisi olacaksınız aslında tam olarak buna karar vermelisiniz. Tam 40 yıl boyunca hayatınızda büyük bir yer eden mesleği sevecek misiniz, yoksa her gün hayıflanarak bu hayatı kendinize zindan mı edeceksiniz.