






Günümüzde sıkça kullandığımız proje kelimesinden başlayarak bu işin yönetimini de kendisinin aracılığı ile öğrendiğimiz Algın EROZAN ile birlikte idik bu Cuma günü(09.12.11). Proje yönetimi konusundaki uzmanlığı sayesinde torik bilgilerin akademik yönü ile birlikte, bu teorik bilgileri deneyimlere de dönüştürme fırsatı bulduk.
Aslında eğitimin temel öğelerinden biri ise proje yönetimi konusunun Türkiye’deki bilinen yanlışları idi. Özellikle çok sık operasyon ile projenin karıştırılması ile beraber, projelere kısa süreli bakıldığı için çalışanlara ikinci bir iş veya var olan işlerinin yanında yürütebileceği bir olay gibi bakılması yanlışını ise netleştirdik.
Bu konuda merakı olanlar ve kendisini geliştirmek isteyenler için ise www.alginerozan.com veya www.pmp.org.tr adresi sizlere başlıca kaynaklar olabilir. Proje yönetimi ile ilgili detaylı anlatım ve paylaşımı ise sonraki yazımda yapacağım.
Şu anda başlığa ve resimde yazan yazıya bakarak içerik hakkında bazı fikirler ediniyorsunuzdur. Gazetelerde yapılan da tam olarak bu zaten. Yazıyı okunur kılmak için manşetden çok saçma sapan bir yazı girmek. Aslında buda hiç okumayan bir millet için en azından bir şeyler okunması açısından da önemli, tabii içerikte ne okutulduğu da en az bir o kadar önemli. Aslında bu konu üzerine bile safyalarca yazılabilir ama benim konum aslında twitter’a (@serdarmisir) sığmayacak ve başlık ile bir o kadar da ilişkili yazım.
Bu hafta İzmir’de hem eğitim vermek hemde eğitim tasarlamak için bulunuyoruz. Telefonda Satış Becerileri eğitimi için Murat KUTLU ve Aykut YALÇIN ile beraber güzel bir çalışma ortamı oluşturduk gerçekten. Aslında güzel olan çalışmamızı muhabbet havasında yapıyor olmamıza rağmen eğitimin kafamızda şekillenmesi ve konuşmalarımızın tamamı akademik olması.
Eğitimlerimizin özellikle anlaşılır, keyifli ve uygulanabilir olmasına çok dikkat ediyoruz. Bunun eğitimde olması için tasarım çalışmalarımızda da aynen böyle rahat olmamız gerekiyor aslında. Aykut bey’in var olan taslağının ve tecrübelerinin de katkısı yok değil bu rahatlıkta :).
Bu güzel çalışmaya damgasını vuran cümle ise “Gücün bittiği yerde kader başlar” idi. Söylendiği yer ve altındaki anlam çok farklı. Kader tek başına bile nice âlimlerin değinmekten çekindiği bir konu iken benim haddime bile değil. Ancak buradaki güç ifadesini cüzzi irade olarak tanımlayabilirsiniz.